2.02.2010



YILBAŞI ÇAMIMIZ

Yılbaşı için kurduğumuz çam ağacımızı hala tembellik edip,söküp kutusuna koymadığım için Sağolsun Ece çam ağacını oyuncağı yapıp gide-gele yola-yola tabiri caizse ‘keltoş’bir çam ağacı haline getirdi.

Üstünde ne kadar süs varsa yoldu,çekti,kırdı attı.
Birde normalde bütün gün yanımdan ayrılmayan kızım,her ortadan kaybolduğunda, çam ağacının yanına gittiğinden, benden çok azarlar işitsede bunu oyun haline getirip, balkonun kapısınıda aklı sıra kapatıyor. Sırf annesi yanına gidip de onu ‘oyuncak’ sandığı çam ağacından ayırmasın diye.


Her şey iyi güzelde benim kızımda her şeyi ağzına atma huyu olduğundan kaşla göz arasında kimbilir ne kadarda plastik süs parçalarını midesine indirmiştir...

Şu sıralar Ece’nin aklı hep muzurluğa çalışır oldu,ben ne dersem tersini yapıyor.Bir inat bir inat …

İstemediği hiçbir şeyi yaptıramaz oldum.Son günlerde evimde o kadar çok eşyam Ece'm tarafından ardı ardına kırıldı ki içim gitti ...

Direkt eline bir şey geçtimi benim hayırrrr diye bağırmama fırsat vermeden fırlatıp atıyor ve haliyle tuz-buz…
Sonrada yüzündeki hafif tebessümüyle bana bakıyor sanki az önce elindekini atıp,kıran o değilmiş gibi...

Hiç yorum yok:

Teşekkürler gene beklerim...